Pdf Kitaplık

Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez ePub ebook indir PDF e-kitap indir




1960’lı yıllarda Latin Amerika yazınında müthiş bir patlama (el boom latinoamericano)yaşanır. Mario Vargas Llosa, Carlos Fuentes, Julio Cortázar gibi genç yazarlar, neredeyse eşzamanlı olarak kendilerine dünya çapında ün ve popülerlik kazandıracak eserlere imza atarlar. Maria Vargas Llosa 1962’de Kent ve Köpekler’i yayımlar. Aynı yıl Carlos Fuentes’in Artemio Cruz’un Ölümü okuyucusuyla buluşur. Bir yıl sonra ise, Julio Cortázar’ın kült romanı Seksek yayımlanır. Müthiş bir dönemdir bu. Tıpkı 19. yüzyılda Rus edebiyatında yaşanan o muazzam dönemi anımsatır. Peru’dan Arjantin’e, Meksika’dan Kolombiya’ya 20. yüzyılın en yetenekli yazarları, değişik teknik ve anlatımlarla inanılmaz kitaplar yazarlar. Bu yazarlar arasında belki de kitapları en çok okunan ve başka dillere çevrileni 1928 doğumlu Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez olur. Büyülü gerçekçilik olarak adlandırılan, hikâyenin, gerçekle fantezinin harmanlanması yoluyla anlatıldığı akımın en güzel örneklerini verir. 1967 yılında yayımladığı Yüzyıllık Yalnızlık (Cien años de soledad) tüm dünyada büyük yankı uyandırır. Gerek anlatım biçimi, gerek işlediği konu, gerekse roman karakterleriyle okuyucuya akıl almaz ilginçlikte bir şölen yaşatan Márquez, arka arkaya birbirinden güzel yapıtlar verir. Kolera Günlerinde Aşk, Kırmızı Pazartesi, Albaya Mektup Yazan Kimse Yok, Aşk ve Öbür Cinler, Yaprak Fırtınası gibi, edebiyatın farklı türlerinde verdiği eserler hep çok sevilir, çok okunur. Márquez 20. yüzyılın en büyük yazarlarından biridir ve hiç şüphesiz edebiyat tarihinde ismi daima en ön sıralarda anılacaktır.
Gelelim romanımıza… Yüzyıllık Yalnızlık’ta Buendia ailesinin yedi kuşağının hikâyesine tanıklık ederiz.  Amca çocukları olan Ursula Iguarán ile José Arcadio Buendia çiftinin, ailelerinin karşı çıkmasına rağmen evlenmesiyle başlar bir bakıma hikâye. Geçmişte Ursula’nın bir teyzesi ile José Arcadio’nun  bir amcası evlenmiş ve domuz kuyruğu ile doğan bir çocukları olmuştur. Zaman içerisinde, Ursula ile José Arcadio, Aureliano, José Arcadio ve Amaranta adını verecekleri üç sağlıklı çocuğa sahip olsalar da, ensest ve sakat çocuk sahibi olma korkusu roman boyunca tıpkı bir gölge gibi kahramanlarımızın peşini bırakmaz. Ensest, romanın ana temalarından biridir. Nitekim aile nesiller boyu ensest ilişkiden yakasını kurtaramaz. Birinci nesilde amca çocuklarının evliliği ile başlayan hikâye, yedinci nesilde teyze-yeğen ilişkisinden domuz kuyruğu ile doğan çocuğun karıncalara yem olmasıyla son bulur. O ilk korku sonunda vücut bulmuş, bu da ailenin soyunun tükenmesine yol açmıştır.
Her ne kadar ensest, romanda önemli ve oldukça belirleyici bir role sahipse de, romanın ana teması hiç şüphesiz yalnızlıktır. Yedi nesil boyunca, roman kahramanları nasıl bir hayat sürerlerse sürsünler, onları bekleyen eninde sonunda mutlak bir yalnızlıktır. İster baba José Arcadio gibi denizi bulma hayaliyle dağları aşsınlar, ister yüzyıldan fazla yaşayan Ursula gibi aileyi bir arada tutmak ve evi – kendi tabiriyle delilerevini - çekip çevirmek için insanüstü çaba sarf etsinler, ister Albay Aureliano Buendia gibi otuz iki savaş yapsınlar, sanki ortak ve kaçınılmaz bir yazgıymışçasına – ya da bir seçim – vakti gelince koyu bir yalnızlığa gömülür ve yalnız ölürler. Bazen bir kestane ağacıyla neredeyse bütünleşerek, bazen yaşlılık gelip çatınca alıp başını giderek, bazen de bir çalışma odasına kapanıp tüm dünyayla ilişkiyi keserek…
Romanda öne çıkan bir diğer önemli unsur da olayların geçtiği kasaba ve eski ile yeninin çatışmasıdır. Roman yaklaşık 100 yıllık bir zaman diliminde Macondo adındaki hayali bir kasabada geçer. José Arcadio Buendia ve bir grup arkadaşının ailelerini de yanlarına katarak, iki yıl boyunca, denizi bulma umuduyla dağları aşarak vardıkları ve Macondo adını verip kurdukları bu kasaba, romanda çok önemli bir yere sahip. Márquez’in kendi doğup büyüdüğü kasabadan esinlenerek yarattığını söylediği bu kasaba, hem Kolombiya’yı hem de Latin Amerika’yı temsil etmekte bir bakıma… José Arcadio ve arkadaşları Macondo’yu kurduklarında, kasaba tüm yoksulluklara ve yoksunluklara rağmen, cennetten bir köşe gibidir. Bir mezarlığı bile olmayan, kimsenin suça ve ölüme tanık olmadığı kasabada herkes mutlu ve huzurludur. Günün birinde kasabaya bir sulh yargıcının atanması kasabada büyük şaşkınlık yaratır. José Arcadio, “Öylesine huzur içinde yaşıyoruz ki, içimizde eceli gelen bilen olmadı daha”sözleriyle bir sulh yargıcına hiç de ihtiyaçları olmadığını dile getirir. “Biz bu kasabada yazılı kâğıtla emir vermeyiz” der. Ancak değişim başlamıştır bir kere. Sulh yargıcının ardından ilk papazın gelişi de hoş karşılanmaz kasabada. Bunca yıldır papazsız da pekâla yaşayıp gittiklerini, ruhlarına kimse aracılık etmese de Tanrı ile işlerini yürüttüklerini söylerler. Ancak itirazları bir işe yaramaz. Kısa sürede bir kilise inşa edilir Macondo’da. Devlet ve kilisenin ardından yabancılar da gelir. Kurulan Muz Şirketi ile sömürüyle tanışır yerli halk. Tepki vermeye kalkışınca bedelini ağır öder. Bir zamanlar mezarlığı bile olmayan kasabada suç da, ölüm de sıradan hale gelir zaman içinde. Kasabanın kurulduğu ilk yıllarda Çingeneler sayesinde yeniliklerden ve dünyanın geri kalanından haberdar olan kasaba, zamanla telefon, tren yolu ve türlü türlü teknolojik gelişmeyle tanışmıştır ama huzur çok gerilerde kalmıştır artık. İç savaş, doğanın yol açtığı yıkımlar, yozlaşma arka arkaya gelmiş, Macondo tüm masumiyetini yitirmiştir. Buendia ailesi ve evi ile Macondo’nun kurulması, yükselmesi, düşüşe geçmesi ve yıkılışı neredeyse paralel bir biçimde gerçekleşir. Buendia soyu ortadan kalkarken, Macondo da yok olur. Sanki Buendia ailesinin çılgın öyküsü anlatılabilsin diye bir süreliğine var olmuşçasına sırra kadem basar. Çingene Melquiades’in elyazmalarının sırrı çözülür çözülmez…
Sözlerimi Márquez’in cümleleriyle bitirmek istiyorum: "Bu romanı büyük bir dikkatle ve keyifle okuyan ve hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan hiçbir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek satır bulamazsınız."

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

(Not: İndirmek İçin Tıkladığınızda; 5 Saniye Bekleyip Reklamı Geç'e Tıklayıp İndirebilirsiniz)


Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez ePub ebook indir PDF e-kitap indir TIKLA!
Bize en büyük desteği yorum yaparak sağlayabilirsiniz.
Ayrıca paylaş butonlarını kullanmayı ve kırık linkleri bize bildirmeyi unutmayın