Pdf Kitaplık

Oburluk - Yedi Ölümcül Günah 6 - Robin Wasserman




Hemen İndir
Oburluk - Yedi Ölümcül Günah 6 - Robin Wasserman Oburluk - Yedi Ölümcül Günah 6 - Robin Wasserman
Altıncı Kitap Oburluk'ta
Burası Vegas, bebek! Burada her şey mümkün. Reed, 'hayranı' Beth'in çabalarıyla paraya ve şöhrete kavuşmayı deniyor. Kendini ezik gibi hissetmekten usanan Harper, Miranda'yla başlamak üzere hayatını sil baştan kurabileceğine inanıyor. Oburluk - Yedi Ölümcül Günah 6 - Robin Wasserman
Bu arada, Miranda'nın doğum günü dileği her an gerçekleşebilir. Adam da eski bir kız arkadaşıyla tekrar birlikte olma şansı elde ediyor. Kane ise her zamanki gibi sınırları zorluyor ama bu sefer çizgiyi aşıyor. Kazansalar da kaybetseler de, çılgın bir hafta onları bekliyor...Oturma odasında perdeler çekili. Bu sıcaklığı içeride, komşuların, düzenleyicilerin ve sokaktan geçen devriyelerin gözlerini dışarıda tutuyor. Zombi Diyarı’nda sizi hep birileri izler. İnsanların yapacak başka bir şeyi yok. Düşünmüyorlar. Tutku, nefret, üzüntü hissetmiyorlar. Yalnızca korku ve kontrol arzusu hissediyorlar. O yüzden etraflarını izliyor, her şeye burunlarını sokuyor, her şeyi kurcalıyorlar.
Mutfak dairenin arka tarafında. Duvarda, masanın üzerinde Thomas Fineman’ın bir fotoğrafı var. Bir de ilk başarılı tedaviyi uygulamasıyla tanınan Cormac T. Holmes’ın fotoğrafı.
Ocağın yanında küçük, girinti şeklinde bir kiler var. Kilerde ise tıklım tıklım yiyecekle dolu dar raflar duruyor.
Uzun bir açlığın anısını unutmak zor ve hepimiz -bilen herkes- artık gizlice yiyecek depoluyor. Çantamıza tahıllı gofretler koyuyor, ceplerimizi şeker paketleriyle dolduruyoruz.
Açlığın ne zaman döneceği hiç belli olmaz.
Kilerin üç duvarından biri aslında gizli bir kapı. Kapıyı yavaşça açıyor, aşağı inen kaba, ahşap merdiveni görüyorum. Bodrumda loş bir ışık parlıyor, makineli tüfeği andıran insan sesleri duyuyorum. Kuzgun’la Çivi kavga ediyorlar -bu yeni bir şey değil. Çivi’nin acı çekiyormuş gibi, “Neden birbirimize karşı dürüst olamadığımızı anlamıyorum. Sözde aynı taraftayız,” dediğini işitiyorum.
Kuzgun sert bir dille, “Bunun gerçekçi olmadığını biliyorsun, Çivi. Böylesi en iyisi. Bana güvenmen gerek.”
“Güvenmeyen biri varsa o da sen-”
Ben orada olduğumu anlasınlar diye kapıyı arkamdan normalde kapatacağımdan biraz daha sertçe kapatınca Çivi’nin sesi aniden kesiliyor. Çivi’yle Kuzgun’un kavga edişini dinlemek hiç hoşuma gitmiyor. Yabanıl’a kaçana dek yetişkinlerin kavga ettiğini hiç duymamıştım aslında ama zamanla buna daha çok alıştım. Sanki ikisi sürekli bir şeylerle ilgili didişiyor.
Merdivenlerden iniyorum. Ben inerken Çivi arkasını dönerek elini gözlerine sürtüyor. Kuzgun lafı uzatmadan, “Geç kaldın. Toplantı saatler önce bitti. Ne oldu?” diyor.
“İlk otobüsleri kaçırdım.” Kuzgun nutuk çekmeye başla-yamadan çabucak, “Eldivenimi unuttum, gidip onu almam gerekti. Julian Fineman’la konuştum,” diye ekliyorum.
Kuzgun, “Ne yaptın, ne yaptın?” diye patlıyor, Çivi de içini çekip alnını ovuyor.
“Yalnızca bir dakikalığına, falan.” Onlara resimlerden bahsedecek gibi oluyor, ama son anda anlatmamaya karar veriyorum. “Sorun yok. Hiçbir şey olmadı.”
“Bu hoş değil, Lena,” diyor Çivi. “Sana ne demiştik? En önemlisi dikkat çekmemek.”
Bazen Çivi’yle Kuzgun Thomas ve Rachel rollerini -disiplinli vasiler- fazla ciddiye alıyormuş gibi geliyor ve göz devirmemek için kendimi tutmam gerekiyor.
“Önemli bir şey değil,” diye ısrar ediyorum.
“Her şey önemli. Anlamıyor musun? Biz-”
Kuzgun sözünü kesiyor. “Anladı. Aynı şeyi bin kez duydu. Ona biraz rahat ver, tamam mı?”
Çivi bir an için Kuzgun’a hiç ses çıkarmadan, dudakları incecik, beyaz bir çizgiye dönüşmüş hâlde bakıyor. Kuzgun da gözlerini sakince onunkilere dikiyor. Başka şeylerden ötürü öfkeli olduklarını -tek meselenin ben olmadığımı- biliyorum ama yine de hissettiğim suçlulukla kızarıyorum. İşleri daha beter hâle getiriyorum.
Çivi yavaşça, “İnanılmazsın,” diyor. Sanırım benim bunu duymamı istemiyor.
Sonra yanımdan geçip merdivenlerden ayaklarını yere vura vura yukarı çıkıyor.
Kuzgun ters ters, “Nereye gidiyorsun?” diye soruyor ve bir an için gözlerinde bir şey parlıyor -bir ihtiyaç, ya da korku. Ama o pırıltı ben adını koyamadan yok oluyor.
Çivi merdivenleri çıkmaya devam ederek “Dışarı çıkıyorum,” diyor. “Aşağısı çok havasız. Nefes alamıyorum.” Sonra kilere geçiyor ve merdivenin tepesindeki kapı kapanıyor, Kuzgun’la baş başa kalıyoruz.
Bir an için ikimiz de konuşmuyoruz. Sonra Kuzgun elini sallıyor ve sert bir sesle gülüyor. “Sen ona bakma,” diyor. “Çivi’yi bilirsin.”
Ne yapacağımı bilemeyerek “Evet,” diyorum. Kavgaları havayı ekşitti. Çivi haklıydı. Bodrumun havası bana ağır, pıhtılaşmış gibi geliyor. Burası, bu gizli delik normalde evin en sevdiğim yeridir -Çivi ve Kuzgun da burayı çok severler. Sahte derimizi, sahte isimlerimizi, sahte geçmişlerimizi üzerimizden atabildiğimiz tek yer, burası.
En azından bu oda içinde birilerinin yaşadığı hissini veriyor. Üst kat normal bir eve benziyor ve normal bir ev gibi kokuyor, normal ev eşyalarıyla dolu; ama her nasılsa temellerinden birkaç santim kaymış gibi, yanlış.
Dairenin geri kalanının aksine, bodrum alt üst. Kuzgun, Çivi’nin eşya biriktirdiği ve saçtığı hızla temizlik yapıp bodrumu düzeltemiyor. Her yerde kitap yığınları var -gerçek
kitaplar, yasaklanmış kitaplar, eski kitaplar. Çivi onları topluyor. Hayır, bundan fazlası. Onları geri kalanımızın yiyecek biriktirişi gibi, delirmişçesine biriktiriyor. Sırf dünyanın tedaviden önce, çitlerden önce nasıl olduğunu öğrenmek için kitaplardan birkaçını okumaya çalıştım, ama o dünyayı hayal etmeye çalışınca göğsüme ağrılar saplandı. O büyük özgürlüğü, bütün o hisleri ve canlılığı düşündükçe... Bu konuyu fazla düşünmemek daha iyi, çok daha iyi.
Alex kitapları çok severdi. Beni şiirle tanıştıran kişi oydu. Bu da artık kitap okuyamamamın sebeplerinden biri.
Kuzgun içini çekiyor, odanın ortasındaki köhne ahşap masanın üzerine rastgele yığılmış kâğıtlardan bazılarını kaldırmaya başlıyor. “Sebep kahrolası miting,” diyor. “Herkesin sinirlerini geriyor.”
Sayfa Sayısı: 172
Baskı Yılı: 2011
Dili: Türkçe
Yayınevi: DEX


Tıkla indir
(Not: İndirmek İçin Tıkladığınızda; 5 Saniye Bekleyip Reklamı Geç'e Tıklayıp İndirebilirsiniz)


Oburluk - Yedi Ölümcül Günah 6 - Robin Wasserman TIKLA!
Bize en büyük desteği yorum yaparak sağlayabilirsiniz.
Ayrıca paylaş butonlarını kullanmayı ve kırık linkleri bize bildirmeyi unutmayın