Pdf Kitaplık

Kalpten Kalbe - Kat Martin PDF e-Kitap indir




Kat Martin - Kalpten Kalbe ePub eBook Download PDF e-Kitap indir
Kat Martin - Kalpten Kalbe PDF ePub eKitap indir

Leif neredeyse çıplak olan vücudunu soğuğa karşı ısıtmak için sahip olduğu tek şey olan ince battaniyenin altında ürperdi. Henüz bahar gelmemişti; şehrin yolları çamurlu, hatta hâlâ yer yer buzluydu. Cılız güneş zaman zaman bulutlar arasından çıkıp kendini gösteriyordu. Keskin bir rüzgâr battaniyenin kenarını savurdu ve Leif onu daha sıkıca sardı etrafına. Taştan yapılmış, alçak duvarlarla belirlenmiş, eğri büğrü yollar üzerindeki birkaç köyden oluşan bir kırsalda yol aldığı dışında, nerede olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu. Dört günden fazla bir zamandır buralardaydı. Gerçi zaman kavramını yitirmiş de olabilirdi. Kesin olarak bildiği tek şey küçük gemisi, buranın kuzeyinde bir yerde, dokuz arkadaşını suyun dibindeki mezara gönderip kendisini de hırpalanmış ve vücudundaki kırıklarla bırakarak, kayalıklı bir sahile vurmuştu. Bir çoban onu buz gibi dalgaların arasında yatarken bulmuş ve evine alarak yüksek ateşten kurtulana kadar ona bakmıştı. Tacirler geldiğinde,
Leif hayatla ölüm arasındaydı. Çobana gümüş sikkelerle ödeme yapıp, L e if’i sürükleyerek götürmüşlerdi
“Ticaret?” “Evet, Draugr ve İngiltere arasında bir ticaret ağı kurabilirim belki.” “Neyin ticareti?” “İnsanlarım ızdan bazıları çok iyi zanaatkârlardır. Pamuklu kum aşlarım ıza çok karışık desenler işleyebilir, şatafatlı broşlar veya kaplum bağa kabuklarından taraklar kesebilir ya da hayvan dişlerinden süsler yapabilirler. Buradaki insanlar bu gibi şeyler için iyi para ödeyebilirler.” “Evet, belki de.” Bir heyecan dalgası içini kaplamıştı. “Eğer bunu yaparsan burada, İngiltere’de kalabilirsin Leif. İşlerini Londra’dan yürütebilirsin. Tabii arada bir malları almak için adana gitmen gerekir am a...” “Evim orada olmalı. Babama ve klanıma karşı görevlerim var. Günün birinde şef olacağım .” Krista arkasına tekrar yaslandı, kalbi acıyla sıkışmıştı. L eif uzanarak elini tuttu. “Bu kadar üzülmemelisin. Dediğim gibi bir gemim olduğu zaman buraya gelip gidebiliriz. Babanı ve arkadaşlarını görebileceksin ve zamanla yeni evinde, yeni arkadaşlar da edinirsin.” Krista ona baktı. Bu konunun eninde sonunda açılacağını biliyordu fakat dün akşamın zevkini biraz daha sürmek isteyerek ertelemişti. “Seninle gelmemi istediğini biliyorum ve bunun benim için ne kadar değerli olduğunu bilemezsin. Ama gidemem Leif. Benim evim burada İngiltere’de. Dün akşam olanlar bunu değiştirm ez.” Altın sarısı kaşları fırtına için toplanan bulutlar gibi bir araya geldi. “Her şey değişti. Dün akşam bana bakire kanını verdin. Artık tanrıların kararıyla benimsin. Babanla konuşacağım ve karım olarak D raugr’a benimle döneceksin.” Krista kafasını salladı. “Gelemem. Yürütmem gereken bir işim var. Babam ın ve ailemin bana ihtiyacı var. Senin orada ilgilenmen gereken sorumlulukların gibi benim de burada so­rumluluklarım var. Sana bunu söylemeye çalışıyorum, bunu görmeni sağlamaya çalışıyorum .” L eif dişlerini sıktı. “Anlıyorum ama bir şey var. Eğer benimle evlenmek istemediysen, fahişeyi oynadın demektir. Neden Krista? N eden kendini bana verip sonra da evlenmeyi reddediyorsun?” “Çünkü seni istedim. Senin de beni istediğin gibi.” “Beni hâlâ istiyor musun peki?” O masmavi, yakıcı gözler hâlâ kendi gözlerinin içine bakıyor ve kalbini sıkıştırıyordu. “Gerçeği söyle.” “ Evet.” “O zaman tartışmanın âlemi yok. Seni altıma alıp bakire vü­ cuduna girdiğim zaman seni benim yaptım. Karım olacaksın.” Krista gittikçe sinirleniyordu. Onu istiyordu, evet. Ve doğ­ ruyu söylemek gerekirse ona âşıktı da. Ama bu bir şeyi de­ ğiştirmezdi. “Bana sahip değilsin Leif Draugr, tanrılarının bu işle alakası yok. Ve seninle evlenemem, bunu yapam am .” L eif daha fazla konuşmadı ama çenesindeki kaslar kasılmıştı. Kollarını göğsünde bağladı ve K rista’dan gözlerinin kaçırarak pencereden dışarıyı izlemeye başladı. Krista burnundan soluyordu. Bu koca küstah vahşiye âşıktı. Şu anda bile ona bakm ak vücudunun zevkle kasılmasına sebep oluyordu. Boğazında bir yumru oluştu. Onu seviyordu ama onunla evlenemezdi. Tanrım, ne yapacaktı? Şehirdeki eve varana kadar bir saat daha geçti. Dün ak­ şamki fırtına yolları bozmuş, seyahati zorlaştırmıştı ve sonuç olarak Londra’ya dönmek uzamıştı. Krista, babasını salondaki İran halısının üstünde volta atıp, onları beklerken buldu. Geldiğini görünce “Krista! Hayatım, tanrılara şükür güvendesin!”

PDF İNDİR

(Not: İndirmek İçin Tıkladığınızda; 5 Saniye Bekleyip Reklamı Geç'e Tıklayıp İndirebilirsiniz)


Kalpten Kalbe - Kat Martin PDF e-Kitap indir TIKLA!
Bize en büyük desteği yorum yaparak sağlayabilirsiniz.
Ayrıca paylaş butonlarını kullanmayı ve kırık linkleri bize bildirmeyi unutmayın